Ayak İzlerinin Yönü

Yaklaşık Okuma Süresi: 2 dakika

İyiden iyiye yaşlanıp kocayan arslan, ava çıkamaz olmuş. Oturduğu yerde karnını doyurmak için bir çare düşünmüş. Hastaymış gibi yapıp inlemeye, ahlamaya, oflamaya başlamış.

Bir süredir arslanı ortalıkta görmeyen hayvanlar, merak edip inine yaklaşmışlar. İçerdeki sesleri duyunca, arslanın hasta olduğuna karar vermişler. Sonra da birer ikişer içeri girerek arslanın halini, hatrını sormaya karar vermişler.

Arslanın hastalandığı kısa sürede tüm ormanda duyulmuş. Hayvanlar birer ikişer onu görmeye gelmişler. Ama arslan her geleni bir pençede devirip afiyetle yemiş, keyfine bakmış.

Birkaç gün sonra haberi duyan tilki de arslanı görmeye gelmiş ama içeri girmemiş. Kapıdan başını uzatıp:

“Nasıl oldun arslan kardeş?” diye sormuş. Arslan, mahsustan inlemiş, oflamış. Tilkiye:

“Aşk olsun tilki kardeş, kaç gündür yolunu gözledim. Geçmiş olsuna gelmedin bana. Haydi gel içeri de, neler çektiğimi gör.”

Tilki hiç oralı olmamış:

“Gelmek isterdim arslan kardeş, gelmek isterdim ama” demiş, “burada gördüklerim buna engel oluyor.”

“Ne görüyorsun orada?” diye merakla sormuş arslan.

“Ne göreceğim! Kapının önündeki tüm ayak izleri hep içeri doğru. Hiç dışarı çıkan yok. Bu nedenle beni hoş gör. İçeri girip de senin karnında kalmaya hiç niyetim yok.”

(Fransız Masalı)

Aklın üç belirtisi vardır:
İyi düşünmek, iyi söylemek, iyi yapmak.
Demokritos